Cumhuriyet'ten önce tarımsal faaliyetler
yok denecek kadar az yapılıyordu. Burada yaşayanlar kendilerine yetecek kadar
buğday, mısır, yulaf, arpa ve benzeri gibi tarımsal ürünler yetiştirirken, Mısır
Valisi Mehmet Ali Paşa'nın geldiği 1833-1840 yılları arasında tarımda büyük bir
gelişme olmuş onun gelirken birlikte getirdiği Mısır'ın yerli halkı, Adana ve
yöresinde yoğun bir tarım faaliyetine geçmişlerdir. Bunlar özellikle bağ-bahçe
ve pamuk ekiminde etkili olmuştur. Göçerlerin zorunlu olarak yerleşik düzene
geçmeleri, bunlara arazi verilmesi ile birlikte ekili-dikili yerlerin oranı
artmaya başlamıştır. 1800'lü yılların sonuna doğru da Çukurova makinalı tarıma
geçmiştir.
Cumhuriyetle
birlikte yeni kurulan hükümet tarıma büyük bir önem vermiştir, köylüden alınan
ağır vergileri ortadan kaldırmış, böylece tarımı teşvik etmiştir. 1950'li
yıllardan itibaren traktör sayısının artması, 1956 yılında Seyhan Barajı'nın
açılması, tarımsal mücadelenin başlaması ile birlikte tarımsal arazi artış
gözlenmiştir. 1970'li yıllarda sulama kanallarının açılması ile birlikte
sulanabilir arazide artış olmuştur. 1980'li yıllarda II. Ürün uygulamasına geçilmiş ve 1,5 milyon
dekar alan değerlendirilmiş, soya, mısır, yer fıstığı ekim alanlarında büyük
bir artış olmuştur. Özellikle son üç yılda yapılan çalışmalarda ova bölgesinde,
sebzecilik, meyvecilik ve özellikle seracılık konusunda önemli gelişmeler
sağlanmıştır. Sera üretiminde alçak ve yüksek örtü üretimi yapılan alanlar
hızla artış göstermiştir.
Toroslar da ve vadilerinde ise meyvecilik, bağcılık ve
hayvancılık konularında projeler uygulanmıştır. Bu çalışmalar sonucunda
meyvecilik %35, bağcılıkta %40, sebzecilikte %30 artış sağlanmıştır. Bu
yıllarda tohum şirketlerinin mısır ve soya tohumlarını ithal etmesiyle Çukurova
üreticisi alternatif ekim olanağına kavuşmuştur. Çukurova'da narenciye ekim alanları genişlemiş ve üretici
için pamuk ve buğdaya ilaveten önemli bir gelir kaynağı olmuştur.
1930-1940 yıllarında tarıma ve tüketime dayalı sanayileşme ile başlayan
sanayi faaliyetleri 1940 yılından itibaren büyük ölçekli fabrikalar olma
sürecine girmiştir.
1950'li yıllarda hızlı kentleşmeye bağlı olarak inşaat malzemesi üreten
fabrikalar da faaliyete başlamıştır. 1956 yılında Osmaniye, Gaziantep, İçel
Konya yollarının birinci sınıf yol durumuna gelmesi Adana'nın transit merkez
olmasını sağlamış ve ilin önemi artmıştır. Aynı yıllarda Seyhan Hidroelektrik
Santrali Çukurova Elektrik A.Ş.'ye devredilmiştir. 1960'lı yıllarda çeşitli
sektörde birçok fabrika faaliyete geçmiş, 1970'li yıllarda ise sanayi
sektöründe holdingleşme başlamıştır. Bugün Sasa, Çukurova Elektirik, Marsa,
Bossa, Güney Sanayi, Temsa, Adana Çimento, Çukobirlik, Mensa, Pilsa, Güney
Biracılık, Paksoy, Özbucak ülke genelinde faaliyet gösteren 500 sanayi kuruluşu
içinde yer almaktadır. Cumhuriyetin ilan edildiği yıllarda Adana'da 2 iplik ve
dokuma fabrikası var iken bugün 25 ve daha yukarı işci çalıştıran işyeri sayısı
189'a çıkmıştır.
Adana'nın Ekonomisine Geri Dön